İsviçre’de mülteci ve sığınma başvuruları, resmi verilere göre istikrarlı bir şekilde azalıyor. Devlet Göç Sekreterliği (SEM), Mart 2026’da sadece 1.493 yeni sığınma başvurusu aldığını açıkladı. Bu rakam, Mart 2025’e göre %18, Şubat 2026’ya göre ise %4 düşüş anlamına geliyor. 2026’nın ilk çeyreğinde toplam 4.743 başvuru kaydedildi; bu da bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %14 azalma ve SEM’in öngörüsünün 557 başvuru altında kalması demek.
Afganistan, Mart ayında en çok başvuru yapan ülke oldu (289 başvuru). Bunu Eritre (170), Somali (153), Türkiye (145) ve Cezayir (125) takip etti. SEM, Mart’ta 2.518 başvuruyu karara bağladı ve bunların %21’ine (536 kişi) sığınma hakkı tanıdı. Aynı dönemde 897 kişi (549’u gönüllü, 348’i polis eşliğinde) ikamet hakkı olmadan İsviçre’den ayrıldı. İlk derece mahkemede bekleyen dosya sayısı 8.014’e ulaşsa da SEM, işlem hacminin planlı şekilde ilerlediğini belirtiyor.
Nisan Ayının Gündemi: Suriye ve Dış İşleme Raporu
Bu ayın en önemli gelişmesi, 17 Nisan’da duyurulan Suriye kökenli sığınmacılarla ilgili politika değişikliği. SEM, 1 Mayıs 2026’dan itibaren Suriye uyruklulara dair bireysel sığınma kararlarını yeniden vermeye başlayacak. Aralık 2024’te Beşar Esad rejiminin düşmesinin ardından kararlar askıya alınmıştı; Kasım 2025’te Suriye ve Lübnan’a yapılan inceleme heyeti ziyaretiyle güncellenen uygulama şimdi devreye giriyor. Şu anda yaklaşık 850 Suriye kökenli başvuru ilk derecede bekliyor.
SEM, Suriye’nin her bölgesinde genel bir şiddet durumu olmadığını, ancak güvenlik, ekonomi ve insani koşullar nedeniyle geri gönderme kararlarının sınırlı kalacağını vurguluyor. Her dosya bireysel olarak incelenecek. Aynı zamanda gönüllü dönüşler için yeni bir destek programı başlatılıyor: Frontex’in EUR 2.600’lük paketine ek olarak İsviçre’den CHF 1.000 katkı sağlanacak. 2025’in ikinci yarısında 60 kişi bu programla Suriye’ye döndü.
Diğer bir önemli gelişme ise 15 Nisan’da yayımlanan Federal Konsey raporu. Üçüncü ülkelere sığınma prosedürlerini veya iadeleri devretme fikri (İngiltere’nin eski Ruanda modeli gibi) hukuken mümkün görülse de pratikte uygulanamaz bulunuyor. Rapor, insan hakları, hukukun üstünlüğü, maliyet ve ortak ülke istikrarı gibi engelleri gerekçe gösteriyor. İsviçre, mülteci koruma sorumluluğunu elinde tutmaya devam edecek ve “Asylum 2027” stratejisiyle iç sistemini güçlendirecek.
Genel Tablo: Kontrollü ve Azalan Baskı
2025 yılında sığınma başvuruları 2024’e göre yaklaşık %7 azalmıştı. SEM, 2026 için de düşüş öngörüyor; ilk çeyrek verileri bu trendi doğruluyor. Ukrayna kaynaklı koruma statüsü S ise ayrı tutuluyor ve devam ediyor. İsviçre, AB ile uyumlu politika izlerken, hızlı karar alma, etkili iadeler ve federal merkezlerdeki düzeni ön planda tutuyor. Yaz aylarında başlayacak pilot projeyle sorun çıkaran sığınmacılar için ayrı konaklama alanları da test edilecek.
Resmi veriler, İsviçre’de “mülteci sorunu”nun şu anda yönetilebilir bir seviyede olduğunu gösteriyor. SEM, hem başvuru sayısının azalması hem de karar mekanizmalarının güçlenmesiyle sistemin yükünü hafifletiyor. Ancak Suriye’deki gelişmeler ve Haziran’da yapılacak nüfus tavanı referandumu gibi siyasi tartışmalar, konunun gündemde kalacağını işaret ediyor.