İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü ve Kurban Bayramı’nın üçüncü günü dolayısıyla Haliç Kongre Merkezi’nde “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” başlıklı özel bir program düzenlendi. Etkinliğe katılarak önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem tarihi bilince hem de bayramın birleştirici ruhuna vurgu yaptı.
“İstanbul’un Statüsünü Tartışanlar Ezanı ve Kur’an-ı Kerim’i Sindiremeyenlerdir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’ndeki konuşmasında tarihi dönüm noktalarına işaret ederek fetih hazımsızlığı yaşayanlara tepki gösterdi. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul’un fethini hala içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. Her kim ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyorsa maskesini indirin, altından 1453’te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Her kim ‘İstanbul’un statüsü değişsin’ diyorsa bunlar Topkapı’da okunan Kur’an-ı, Ayasofya’da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir.”
Milletin ve İslam Aleminin Kurban Bayramı’nı Tebrik Etti
Konuşmasının devamında tüm vatandaşların ve İslam dünyasının bayramını kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayramın özellikle çocuklar için taşıdığı anlama dikkat çekti:
“Öncelikle her birinizin Kurban Bayramı’nızı can-ı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde dünyanın dört bir yanında yaşayan bütün vatandaşlarımın, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşimin bayramını tebrik ediyorum. Bayramın İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını niyaz ediyorum. Bayram en çok da çocuklar için bayramdır. Türkiye’nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını tebrik ediyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum.”
“Bayramlar Birlik ve Ümmet Olma Şuurumuzu Perçinliyor”
Bayram müessesesinin yardımlaşma, dayanışma ve birlik ruhunu pekiştirdiğini dile getiren Erdoğan, kutsal topraklarda bulunan hacılar ve insani yardım ulaştıran sivil toplum kuruluşları için de iyi dileklerde bulundu:
“Bayramlar yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra birlik ve beraberliğimizi güçlendirdiğimiz günlerdir. Milletçe bu ruhu çok daha diri idrak ediyoruz. Garip gurebanın kapısını çalıyor, yetimin başını okşuyor, ihtiyaç sahiplerinin derdiyle dertleniyoruz. Bayramlar ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor. Dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin şefkat ve merhamet elini ulaştıran sivil kuruluşlara hasleten teşekkür ediyorum. Şu anda hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.”