İsviçre’de Siyasi Deprem: Jositsch SP’den Ayrıldı

Tarafından
Haber Merkezi
TarafındanHaber Merkezi
3 Dakika Okuma

İsviçre siyasetinde beklenmedik bir kırılma yaşandı. Ülkenin 2023 Senato seçimlerinde en fazla kişisel oy alan ismi Daniel Jositsch, üyesi olduğu Sosyal Demokrat Parti’den (SP) ayrıldığını açıkladı. 4 Haziran 2026’da Zürih’te düzenlediği basın toplantısında konuşan Jositsch, 2027 seçimlerinde bağımsız aday olarak Senato’daki görevine devam etmek istediğini duyurdu.

Parti, Kendi En Popüler İsmini Listeden Çıkardı

Kırılmanın fitilini SP Zürih’in aldığı olağandışı bir karar ateşledi. Parti delegeleri, bir önceki seçimde İsviçre genelinde en yüksek kişisel oyu alan Jositsch’i 2027 Senato kampanyasına dahil etmeme kararı aldı. Bu karar, ülke siyasetinde geniş yankı uyandırdı ve Jositsch’in partiden kopuşunu kaçınılmaz hale getirdi.

Jositsch, basın toplantısında partiden ayrılma gerekçesini şöyle özetledi: Sosyal-liberal çizginin SP içinde artık karşılık bulmadığını, liderliğin partiyi daha dar ve sert bir sol çizgiye taşıdığını ve bu süreçte kendisi gibi isimlerin adaylık süreçlerinde giderek dışlandığını hissettiklerini belirtti. “Bu benim tercihim değildi” diyen Jositsch, intikam ya da kızgınlık güdüsüyle hareket etmediğini de vurguladı.

Bağımsız Senatör: Nadir Ama Mümkün

İsviçre parlamenter sisteminde bağımsız bir Senato üyesinin varlığı son derece istisnai. Jositsch, bu konudaki yasal çerçeveyi de basın toplantısında netleştirdi: Komisyon koltuklarını mevcut dönem sonuna kadar koruyacak, ancak yeniden seçilmesi halinde bir parti grubuna katılmak zorunda kalacak. Bu noktada Merkez Parti (Die Mitte) ve FDP olası seçenekler olarak öne çıkıyor. Jositsch, GLP ile ortak kampanya yürütme olasılığını da tamamen dışlamadı.

SP Soğukkanlı, Ama Soru İşaretleri Büyük

SP Eş Genel Başkanı Mattea Meyer, gelişme karşısında kısa ve ölçülü bir açıklama yapmakla yetindi: Jositsch’in kararına saygı duyduklarını, birlikte geçirilen yıllar için teşekkür ettiklerini iletti. SP Zürih kanadı da “üzüntüyle karşıladıklarını” ifade etti. Ancak partinin bundan sonra Zürih Senato koltuğunu kime emanet edeceği sorusu yanıtsız kalmaya devam ediyor. Aday belirleme sürecinin Mayıs 2027’de netleşeceği açıklandı. İsimler arasında Ulusal Meclis üyesi Jacqueline Badran öne çıkıyor.

Avrupa’daki Sol Yeniden Tanımlanırken İsviçre de Aynı Gerilimi Yaşıyor

Jositsch vakası, salt bir iç parti krizi olmanın ötesinde daha geniş bir tablonun yansıması olarak okunabilir. Avrupa’da pek çok sosyal demokrat partinin merkez-soldan uzaklaşıp daha ideolojik bir çizgiye sürüklendiğine dair tartışmalar gündemdeki yerini koruyor. Bu ayrılık, söz konusu gerilimin İsviçre ayağı olarak değerlendiriliyor.

Jositsch, kendi örneğinin öncülü olarak Almanya’daki Sahra Wagenknecht vakasına yapılan atıflara ise net bir yanıt verdi: “Ben Sahra Wagenknecht taklidi yapmıyorum.”

2027’de Neler Olur?

Tüm belirsizliklere karşın Jositsch’in mesajı netti: 2027 seçimlerine bağımsız aday olarak girecek ve Zürih’in Senato koltuğunu korumaya çalışacak. Bağımsız bir adayın Senato’yu kazanmasının tarihsel olarak ne denli zor olduğunu kendisi de kabul ediyor. Ancak 2023’te İsviçre genelinde en fazla kişisel oyu almış bir isim olarak kamuoyu desteğine güveniyor.

İsviçre siyaseti, alışılmadık bir seçim mücadelesine doğru ilerliyor.

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir