İsviçre’nin en prestijli sağlık kurumlarından biri olan Zürih Üniversitesi Hastanesi – USZ, kalp cerrahisi bölümünde yaşanan ve yaklaşık 70 hastanın “önlenebilir” ölümüyle ilişkilendirilen büyük bir skandalla çalkalanıyor. Bağımsız soruşturma raporunun ardından skandalın merkezindeki isimlerden Dr. André Plass’ın yaptığı son açıklamalar, olayın sadece bir yönetim hatası değil, büyük bir finansal çıkar ağı olabileceği iddialarını güçlendirdi.
İsviçre kamuoyunda geniş yankı bulan ve uluslararası tıp dünyasının takibine giren USZ kalp cerrahisi skandalında yeni bir perde açıldı. 2016-2020 yılları arasındaki dönemi kapsayan bağımsız soruşturma raporu, hastanede yaşanan ağır yönetim zafiyetlerini ve denetim eksikliklerini gün yüzüne çıkarırken, skandalı ortaya çıkaran eski başhekim Dr. André Plass’tan sarsıcı suçlamalar geldi.
“Hatalar Yıllarca Halının Altına Süpürüldü”
Skandalın fitilini ateşleyen ve ihbarcı olarak tanınan Dr. André Plass, İsviçre basınına verdiği demeçlerde, hastane yönetiminin Francesco Maisano döneminde yaşanan olayları bilinçli bir şekilde gizlediğini öne sürdü. Plass, “USZ yönetimi yıllarca Maisano ile ilgili her şeyi halının altına süpürmeye çalıştı. Bugün yayınlanan rapor haklılığımızı kanıtlasa da tüm gerçekleri yansıtmıyor,” ifadelerini kullandı.
İmplant Skandalı ve Milyon Dolarlık Çıkar İddiası
Raporda yer alan en çarpıcı bulgulardan biri, klinik direktörü Francesco Maisano döneminde uygulanan riskli implant yöntemleri oldu. İddialara göre, bazı operasyonlarda kullanılan cihazların başarısız olacağı bilinmesine rağmen uygulamaya devam edildi.
Dr. Plass’ın iddialarına göre:
-
Finansal Motivasyon: Milyonlarca dolarlık gelir elde etmek amacıyla, çalışmadığı bilinen riskli implant sistemleri sistematik olarak kullanıldı.
-
Kanıtların Karartılması: Operasyon videolarının hataları gizlemek amacıyla kesildiği ve implantlardaki teknik kusurların üzerinin kapatıldığı öne sürüldü.
-
Kişisel Sorumluluk: Soruşturmanın “sistem hatası” vurgusu yapmasının gerçek sorumluları koruduğunu savunan Plass, dönemin yöneticilerinin olaylardan haberdar olmasına rağmen müdahale etmediğini iddia etti.
Bağımsız Soruşturma Raporunun Acı Tablosu
Yayımlanan bağımsız rapor, USZ Kalp Cerrahisi Kliniği’nde o dönem yaşananları dört ana başlıkta topluyor:
-
Önlenebilir Ölümler: Yaklaşık 70 hastanın ölümü, doğrudan klinik süreçlerdeki hatalar ve düşük kalite standartlarıyla ilişkilendirildi.
-
Yönetim Zafiyeti: Üst düzey yönetimin denetim görevini yerine getirmediği tespit edildi.
-
Etik İhlaller: Riskli implant uygulamalarında hasta güvenliğinin finansal veya akademik kaygıların gerisinde kaldığı vurgulandı.
-
Ekip Kalitesi: Cerrahi ekip içindeki uyumsuzluk ve kalite düşüşünün operasyon sonuçlarına doğrudan yansıdığı belirtildi.
Hukuki Süreç Devam Ediyor
Yaşanan gelişmeler üzerine Zürih Üniversitesi Hastanesi yönetimi kamuoyundan resmi olarak özür dilerken, skandalla ilişkilendirilen bazı üst düzey yöneticiler görevlerinden ayrıldı. Zürih Savcılığı, hem tıbbi uygulama hataları hem de finansal çıkar iddiaları üzerine açılan çeşitli dosyalar üzerinden soruşturmasını derinleştirerek sürdürüyor.
İsviçre sağlık sisteminin güvenilirliğini sarsan bu skandalın, tıp dünyasında etik kuralların ve denetim mekanizmalarının yeniden sorgulanmasına yol açması bekleniyor.