İsviçre Federal Demiryolları – SBB, Zürih-Lozan seferini yapan bir trenin aşırı yoğunluk nedeniyle hareket edememesi üzerine sıra dışı bir yönteme başvurdu. Güvenlik sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle, koltuk bulamayıp koridorda ayakta kalan yolcular trenden indirildi.
Avrupa’nın en dakik ve düzenli ulaşım ağlarından birine sahip olan İsviçre, eşine az rastlanır bir tren kriziyle çalkalanıyor. Zürih Ana Tren İstasyonu’ndan Lozan’a gitmek üzere hareket etmeye hazırlanan bir şehirlerarası trende, cuma akşamı kelimenin tam anlamıyla insan seli yaşandı. Hafta sonu yoğunluğunun da etkisiyle hınca hınç dolan trende, birinci sınıf vagonlar dahil tüm koridorlar ayakta seyahat etmek isteyen yolcularla kapandı.
“Aşırı Yoğunluk Nedeniyle Bu Tren Kalkmayacak”
Koltuk kapasitesinin tamamen dolması ve koridorların bagajlar ile ayakta duran yolcular tarafından bloke edilmesi üzerine tren personeli devreye girdi. İstasyonda bekleyen trenden bir anda şu anons yükseldi: “Aşırı doluluk ve güvenlik gerekçesiyle bu trenin hareket etmesi mümkün değildir. Koridorlarda ayakta duran ve koltuk bulamayan tüm yolcuların trenden inmesi rica olunur.”
Yapılan bu beklenmedik anons vagonlarda şaşkınlık ve homurtulara neden olurken, trenin kapıları açıldı ve koltuğu olmayan onlarca yolcu perona geri dönmek zorunda kaldı. Yaşanan tahliye operasyonu nedeniyle tren ancak 15 dakikalık bir gecikmeyle yoluna devam edebildi. Üstelik aynı kriz, trenin bir sonraki durağı olan Olten istasyonunda da tekrarlandı ve yeni binen bazı yolcular da benzer şekilde dışarı davet edildi.
SBB Savundu: “Mesele Konfor Değil, Acil Durum Güvenliği”
Olayın sosyal medyada ve kamuoyunda büyük tepki çekmesinin ardından İsviçre Federal Demiryolları (SBB) resmi bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Kurum tarafından yapılan bilgilendirmede, bu tür kararların yolculara eziyet etmek için değil, tamamen hayati güvenlik protokolleri nedeniyle alındığı vurgulandı.
SBB yetkilileri, acil bir durum veya yangın anında trenin hızlıca tahliye edilebilmesi gerektiğinin altını çizerek şu ifadeleri kullandı:
“Eğer trenin vagon koridorları ve geçiş noktaları yolcularla ya da büyük valizlerle tamamen kapanmışsa, olası bir kazada hızlı tahliye imkansız hale gelir. Tren şeflerimiz yolcuları tek tek saymaz ancak güvenlik riskini öngördükleri an treni hareket ettirmeme ve fazla yolcuları indirme yetkisine sahiptirler.”
Demiryolu Şirketinin Yolcuları Zorla Atma Yetkisi Var mı?
Yaşanan bu son olay, İsviçre’deki yasal mevzuatları da yeniden tartışmaya açtı. Kurallara göre demiryolu şirketinin “yolcu taşıma yükümlülüğü” bulunuyor, yani biletli bir yolcuyu trenden zorla dışarı atma hakkına sahip değil. Ancak makinistlerin ve tren şeflerinin “güvenli sürüş” sağlama yükümlülüğü bu kuralın önüne geçiyor.
Personel, kurallara dayanarak yolcuları fiziksel olarak dışarı çıkartmasa da “Siz inene kadar bu tren hareket etmeyecek ve sefer iptal edilecek” diyerek dolaylı bir yaptırım uyguluyor. SBB yetkilileri, bu tür durumlarda genellikle bir sonraki treni tercih eden gönüllü yolcular sayesinde krizin çözüldüğünü belirtse de, cuma akşamı yaşanan mağduriyet İsviçre’de uzun süre konuşulacağa benziyor.


