İsviçre halkının yarısından fazlası %56,5’ı dezenformasyon ve sahte haberleri büyük bir sorun olarak değerlendiriyor. Zürih Üniversitesi Kamusal Yaşam ve Toplum Araştırmaları Merkezi tarafından pazartesi günü yayımlanan “2026 Medya Kalitesi Yıllığı” raporu, toplumun yarısından fazlasının düzenli olarak yanıltıcı içeriklere maruz kaldığını ortaya koydu.
Medya Çeşitliliğinde Belirgin Düşüş
Araştırmaya göre, 2025 yılında genel medya kalitesi sabit kalmasına rağmen yayın çeşitliliğinde ciddi bir azalma kaydedildi. Raporda öne çıkan medya istatistikleri şu şekilde:
-
Almanca konuşulan İsviçre basınında yayımlanan makalelerin neredeyse üçte biri yaklaşık %33’ü birden fazla gazetede ortak içerik olarak kullanıldı.
-
Ulusal siyaset haberlerindeki ortak içerik kullanımı ise yüzde 44,7 gibi yüksek bir orana ulaştı.
“Haber Yoksunları” ve Komplo Teorileri Riski
Rapor, İsviçre halkının yüzde 42’sini “haber yoksunu” olarak sınıflandırıyor. Güncel olayları takip etmeyen veya bilgiyi sosyal medya üzerinden parçalı şekilde edinen bu grubun, komplo teorilerine karşı oldukça savunmasız olduğu belirtiliyor. Araştırmanın sosyal medya kullanımına dair çarpıcı tespitleri şunlar oldu:
-
Haberleri ağırlıklı olarak TikTok veya Instagram gibi platformlardan alan kullanıcılar, komplo teorilerine inanma konusunda haberleri hiç takip etmeyen kişilerle aynı risk seviyesinde bulunuyor.
-
Geleneksel medyadan uzaklaşarak sosyal medyaya yönelen kitlenin artması, dezenformasyonun yayılmasını büyüyen bir risk haline getiriyor.


