Elazığlı iş insanı Sait Ali Bayrak’ın, babasından miras kalan ve İsviçre’deki Credit Suisse bankasında muhafaza edildiği belirtilen 6 ton altın için verdiği hukuk mücadelesi 31. yılına girdi. Yaklaşık 2 milyar dolarlık bir serveti kapsayan bu gizemli süreç, sadece bir miras davası olmaktan çıkıp Türkiye ile İsviçre arasında diplomatik bir boyuta taşındı.
Gelen İtiraf ve Büyük Sır
Olayın fitili, 2005 yılında Sait Ali Bayrak’ın annesinin ağır bir rahatsızlık geçirmesiyle ateşlendi. Baba Hasan Bayrak’ın, “Oğlum 40 yaşına gelmeden bu sırrı açıklama” tembihiyle yıllarca gizlenen vasiyet, annesinin hastane odasındaki itirafıyla gün yüzüne çıktı. İddiaya göre baba Bayrak, yaklaşık 31 yıl önce Türkiye’den yasal yollarla çıkardığı 6 ton altını, Zürih merkezli banka devi Credit Suisse’in kasalarına emanet etmişti.
İsviçre’nin “Yerleşin” Teklifi ve Milli Duruş
Annesinden aldığı belgelerle Zürih’e giderek banka yönetimiyle masaya oturan Bayrak, beklemediği bir dirençle karşılaştı. İsviçre tarafı, devasa varlığın ülke dışına çıkarılmasını engellemek adına Bayrak ailesine İsviçre vatandaşlığı ve yerleşim teklifinde bulundu. Ancak Bayrak, “Bu babamın vasiyeti ve milletimin varlığıdır” diyerek bu teklifi reddetti ve altınları Türkiye’ye getirme kararlılığını sürdürdü.
Diplomatik Kriz: Elazığ’da Bir Büyükelçi
Hukuki süreç derinleştikçe mesele devletler arası bir boyuta evrildi. Dönemin İsviçre Büyükelçisi, konuyu yerinde incelemek ve çözüm yolları aramak amacıyla Elazığ’a giderek Bayrak ailesini ziyaret etti. Osmanlı dönemine ait eşsiz ziynet eşyaları, altın kuşaklar ve “beşi bir yerdeler” ile dolu 6 dev sandığın hikayesi, devletin en üst kademelerine kadar intikal etti.
60 Avukat ve “Varlık Barışı” Kozu
İsviçre bankasının “zaman aşımı” ve “kaynak ispatı” gibi gerekçelerle ödeme yapmaya yanaşmaması üzerine Bayrak ailesi, 60’tan fazla avukatla uluslararası tahkim ve yerel mahkemelerde hukuk savaşı başlattı. Bu noktada, Türkiye’nin uyguladığı Varlık Barışı yasası, kaynağına bakılmaksızın yurt dışındaki varlıkların ülkeye getirilmesine imkan tanıması yönüyle Bayrak’ın elindeki en güçlü hukuki dayanaklardan biri haline geldi.
Güncel değeriyle milyarlarca doları bulan bu tarihi mirasın akıbeti, önümüzdeki günlerde sunulacak yeni bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarıyla netlik kazanacak.