İsviçre Genelkurmay Başkanı Benedikt Roos, Avrupa’da artan gerilim ve sistemler arası çatışma ortamında İsviçre’nin “büyük bir aktör” tarafından hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Roos, özellikle Rusya’nın Avrupa’yı istikrarsızlaştırmak için İsviçre’deki kritik enerji ve veri altyapılarına saldırabileceğine dikkat çekti.
“Sistemler Çatışması” ve Rusya Tehdidi
2026 yılı başında göreve gelen İsviçre Genelkurmay Başkanı Korpskommandant Benedikt Roos, SRF kanalına verdiği röportajda Avrupa’daki güvenlik durumunu değerlendirdi. Dünyada özgürlükçü-demokratik yapı ile otokratik sistemler arasında bir “sistemler çatışması” yaşandığını belirten Roos, İsviçre’nin Batı dünyasının ayrılmaz bir parçası olarak potansiyel bir hedef haline geldiğini vurguladı. Federal İstihbarat Servisi’nin de raporlarında açıkça belirttiği üzere, mevcut durumda agresif bir aktör olarak öne çıkan Rusya’nın İsviçre için somut bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Hedefteki Kritik Altyapılar ve İHA Tehlikesi
İsviçre’nin tüm Avrupa için hayati önem taşıyan elektrik ve doğalgaz tedarik merkezlerine, ayrıca çevrimiçi altyapının işlemesi için vazgeçilmez olan devasa veri merkezlerine ev sahipliği yaptığını hatırlatan Roos, olası bir saldırıda bu altyapıların hedef alınabileceğini söyledi. Ülke içindeki kritik tesisler üzerinde kimliği belirsiz insansız hava aracı (İHA) uçuşlarında artış yaşandığını aktaran Roos, vakaların yüzde 20’sinin arkasında kimin olduğunun henüz tespit edilemediğini ve adli soruşturmaların sürdüğünü kaydetti.
Hava Savunmasında Gecikme ve Halka Çağrı
İsviçre halkının yaklaşan kriz riskinin yeterince farkında olmadığını belirterek “Artık mutluluklar adası değiliz” diyen Roos, ordunun drone teknolojilerine yatırımlarını artırdığını ve keşif amaçlı mini İHA sayısını bir yıl içinde on katına çıkardığını duyurdu. Ancak hava savunma alanında ciddi boşluklar olduğunu itiraf eden Genelkurmay Başkanı, ABD’den sipariş edilen Patriot sistemlerinin teslimatının yıllarca gecikeceğini açıkladı. Gecikmeler nedeniyle durdurulan ödemelerin, ABD’nin finansman açığını kapatmak için F-35 ödemelerini kullanması üzerine yeniden başlatıldığı; İsviçre’nin ABD kaynaklı devasa ek maliyetleri büyük bir itirazda bulunmadan üstleneceği belirtiliyor.


