Finlandiya, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un öncülüğünü yaptığı “ileri nükleer caydırıcılık” doktrinine katılma kararı aldı. Norveç’in ardından bu girişime dahil olan 10’uncu Avrupa ülkesi olan Finlandiya, kıta güvenliğinde stratejik bir adım attı.
Fransa ve Finlandiya tarafından yayımlanan ortak bildiride, kararın uluslararası yükümlülüklere tam uyum içinde alındığı belirtildi. İki ülke arasındaki savunma işbirliği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilen bu gelişmenin, daha güvenli ve güçlü bir Avrupa inşasına katkı sağlayacağı vurgulandı. Sürecin koordinasyonu için yakın zamanda ortak bir yönlendirme grubunun kurulacağı ifade edildi.
Finlandiya Topraklarında Nükleer Silah Bulunmayacak
Gelişmelerin ardından basın toplantısı düzenleyen Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Fransa ile yürütülecek ortak çalışmaların 10 ila 15 yıl gibi geniş bir zamana yayılabileceğini belirtti. Stubb, barış zamanında Finlandiya topraklarına kesinlikle hiçbir nükleer silah konuşlandırılmayacağının altını çizdi.
İsveç, Danimarka ve Norveç’in de aralarında bulunduğu 10 ülkenin bu Fransız girişiminde yer aldığını hatırlatan Stubb, temel hedefin Avrupa’nın savunmasını ve güvenliğini pekiştirmek olduğunu söyledi.
Rusya’nın Tepkisine Soğukkanlı Yaklaşım
Rusya’nın bu ittifaka yönelik olumsuz tutumunu değerlendiren Cumhurbaşkanı Stubb, bu tepkinin şaşırtıcı olmadığını belirtti. Rusya’nın karşıt tavrının devam edeceğini öngördüklerini dile getiren Stubb, “Meseleyi aşırı dramatize etmeye gerek yok. Soğukkanlılığımızı korumalıyız.” ifadelerini kullandı.
Fransa’nın “İleri Caydırıcılık” Stratejisi
Fransa’nın nükleer silah kullanımına ilişkin yeni stratejisi, Cumhurbaşkanı Macron tarafından 2 Mart’ta Brest kentindeki Ile Longue Üssü’nde açıklanmıştı. Dünyanın jeopolitik bir kırılma döneminden geçtiğini ve savunma modelinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Macron, bu yeni doktrini NATO’nun çabalarını tamamlayıcı bir adım olarak nitelendirmişti. Ulusal çıkarların Avrupa boyutu taşıdığını savunan Macron, müttefik ülkelerin Fransız askeri tatbikatlarına katılımına imkan tanıyan bu vizyonu “ileri caydırıcılık” olarak tanımlamıştı.


