Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren Türk iş insanlarının süresiz oturum izni başvurularında karşılaştıkları haksız ret kararları ve uzun bekleme süreleri, İşçi Partili üç milletvekili tarafından İçişleri Bakanlığı’nın gündemine taşındı. Bambos Charalambous, Feryal Clark ve David Lammy, Ankara Anlaşması (ECAA) kapsamında ülkede iş kuran Türk vatandaşlarının yaşadığı mağduriyetleri dile getiren ortak bir mektup hazırladı.
İçişleri Bakanlığı’na iletilen mektupta, Türk İş İnsanı Vizesi sahiplerinin süresiz oturum başvurularının değerlendirilme biçimindeki ciddi sorunlara dikkat çekildi. Milletvekilleri, Brexit sonrası yeni başvurulara kapatılan ancak mevcut hak sahipleri için devam eden süreçte, karar mekanizmasının giderek daha katı ve hatalı işlemeye başladığını vurguladı.
Küçük Evrak Hataları Ret Gerekçesi Sayılıyor
Milletvekilleri, seçim bölgelerindeki avukatlardan ve başvuru sahiplerinden gelen şikayetleri derleyerek Bakanlığa sundu. Mektupta yer alan iddialara göre, yetkililer işletmelerin gerçek ve faal olup olmadığını incelemek yerine, faturalardaki basit hataları veya küçük teknik tutarsızlıkları doğrudan ret gerekçesi olarak kullanmaya başladı.
Bakanlık personelinin yaptığı somut idari hatalara da yer verilen metinde, yüz yüze randevuya katılan bir iş insanının sistemde “ülkeden ayrılmış” gibi gösterildiği ve bir başka başvurunun ise yurt dışında geçirilen günlerin yetkililerce yanlış hesaplanması nedeniyle reddedildiği aktarıldı. Başvuru sahiplerinin, kuralların kendilerinden habersiz şekilde haksızca değiştirildiği hissine kapıldığı ifade edildi.
Altı Ayı Aşan Bekleyiş “Kısır Döngü” Yaratıyor
Süresiz oturum onayını alabilmek için yüzlerce kişinin altı aydan uzun süredir bekletildiği belirtildi. Göçmenlik Yasası’nın 3C maddesi uyarınca İngiltere’de yasal olarak bulunmaya devam eden bu kişiler, bekleme süresi boyunca yurt dışına seyahat edemiyor, yeni ticari alanlar kiralayamıyor ve uzun vadeli yatırımlar yapamıyor.
Milletvekilleri, bu belirsizliğin işletmeleri ekonomik olarak zayıflattığını, daha sonra bu zayıflamanın yetkililer tarafından “işletme yetersizliği” öne sürülerek aleyhte kullanılabileceği tehlikeli bir “kısır döngü” oluşturduğu uyarısında bulundu.
“Düşmanca Bir Atmosfer Yaratılıyor”
İçişleri Bakanlığı’nın mevcut tutumunun Birleşik Krallık’taki Türk iş dünyasına karşı bir “düşmanlık atmosferi” yarattığına dikkat çeken milletvekilleri, “Bakanlık personelinin Ankara Anlaşması’nı yeterince anlamamasından ya da başvuruları farklı bir standarda göre değerlendirmeleri yönünde talimat almış olmasından endişe duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Türk girişimcilerin haksız yere mağdur edilmemesi gerektiğini savunan Charalambous, Clark ve Lammy, sorunların çözümü için İçişleri Bakanlığı yetkililerinden resmi bir görüşme talep etti.




